hayatım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayatım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ocak 2014
Okumakta Olduğunuz Blog Güncelleniyor
Okumakta olduğunuz blogun yazılım güncellemesinin yapılması
gerekmektedir. Onaylıyorsanız lütfen devam ediniz. Onaylamıyorsanız, niye
onaylamıyorsun ayıptır sorması? Aşk olsun yani! Boşuna mı konuşuyoruz burada
alooo...
Şöyle bir göz ucuyla baktım da bloga. Blogtaki penguyla şuan
ki pengu arasında uçurum var yahu. Bir güncelleme yapmak lazım. Nereden başlasam
acaba anlatmaya. En iyisi özet geçmek sonra yavaş yavaş anlatmak olayları en
uzunundan. O zamansa güncelleme başladı;
%1
Ben mezun oldum :)
. 2012 Haziran’ında, olması gerekenden bir sene geç, mezun olabildim sonunda.
Çakma mezuniyetimi 2011 yılında yaptım. Bir sene uzatmak bana çok koydu ama bir
yandan da kazandığım arkadaşlıklara bakınca (Çileğimle pekişen kardeşliğim
gibi) iyi de oldu dedim. Diplomamı temmuzda aldım. O kadar beklememin tek
sebebi de mezun olmamı “Yapabilirsin Pengu!” cesaretlendirmeleri ile başaran
süpermenin o vakit uygun olmasıydı. En iyisi ben bu mezuniyet olayını anlatayım
size uzun uzun bir ara, olmayacak böyle ;).
% 27
Yüksek lisans yapma hayalim vardı. Yüksek yanında da part
time işe gireyim. İş hayatına atılmış olayım diye düşündüm. Başka bir şey
dileseymişim olurmuş dediğiniz anlar vardır ya işte öyle bir andı bu düşünce
kafamdan geçtiğinde. Başvurduğum yerlerden dönüş olmadı ama Secret Cv’den IKEA
cv’ime ulaşmış ve beni aramıştı. Ve macera böyle başladı. Bunu burda anlatsam o
anılara ayıp olur o yüzden uzun hikaye kısmına bırakıyorum bunu da. Özetle
yüksek lisans hayali suya düşerken hiç planlamadığım bir part time macerası
içine düştüm IKEA’da. Bu maratonum bir sene sürdü. Ağustos 2012’den 2013’e.
% 63
Ağustosta işten kaçarcasına çıktım. Amacım on beş gün
dinlenip sonra yeni bir işe ama kendi mesleğimle alakalı bir işe girmekti.
Evdeki hesap çarşıya uymadı. On beş günün sonunda evde oturmaktan canım
sıkılmaya başlamıştı ama hala bir iş bulamamıştım. Şimdi bakıyorum da üç ay
işsiz kalmışım ama bana bir buçuk sene gibi geldi. Uzun zamandır iş arayan
arkadaşlarımı düşününce akıl sağlıklarını az derecede bozmalarına hayran
kaldım. Çünkü belli etmemeye çalışsam da ben bu sürede evde delirdim. Hele bir
de komedi gibi iş arama maceram vardı ki anlatacak çok malzeme birikti. Hemi de
gülme garantili.
% 47
Aralık ayında ise neredeyse bir gün gibi kısa sürede iş
sahibi oldum. Emin olamadım işe başlayana kadar, şaka gibiydi resmen. Özellikle
bu işin denemek istediğim analistlik üzerine olması ayrı bir güzelleştiriyordu
olayı. Şimdi ikinci ayımda olduğum bir işim var. Hoş bir yer. Bunu da
anlatacağım elbet :).
% 90
Hayatımın en önemli gelişmesini de 13 ay 2 gündür falan
yaşıyorum herhalde. Tam gün bazında 367 gün oluyor J. Hayat kelimesinin anlamı her
şey demekse yani bütün duyguları kapsıyorsa hayatım diyebilirim. Çünkü dolu
dizginliği de yaşıyorum tedirginliği de. Ve hayat denen olgunun getirdiği amaç
bunda da var. 3 temelim; yalan söylememek, üşenmemek-ertelememek-vazgeçmemek,
zayıflamak. Çok Fransız kaldın değil mi? En iyisi ben sana bir ara yolunda
kutup ayısı olan süpermenimi anlatayım :).
% 99.9999...
Ve bir sürü dip notum var yaşadıklarıma dahil. Kısacası
güncelleme böyle devam eder. Özetle kafanı karıştırıp ilgini çekebildiysem
görevim başarıyla tamamlanmıştır.
O vakit doksanların çocukları iyi bilir; “Beni özleyin
anacığım bay..”
7 Ağustos 2010
Durun Bu Nikah Kıyılamaz Dedi Yumurtacı
Blogu açtığım zaman çocukluğumla ilgili bir şeyler yazarım, neden anormal olduğumu basına açıklar tüm soru işaretlerini ortadan kaldırırım diyordum. Ama herzaman insanın hayal ettiği gibi olmuyormuş. Bir kez daha anlamam için yine bir örnek gönderildi yukarıdan.Şimdi bakıyorumda çocukluk yaramazlıkları yerine dir'lerle dolmuş blog. Ama pes mi ediceğim ? Kim görmüş benim pes ettiğimi? Kutuplarda üşündüğüm için patik giydim ama hala penguenim değil mi ? Asla pes etmem !!! Bu gereksiz girişgahın ardından iyicene çocukluğuma inmeden önce ucu yine çocukluğuma dayanan ama yeni yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum.
"Sahiplenme" garip bir duygu kanımca. Abartılmadığı sürece birinin seni sahiplenmesi yani bir nevi seni sevdiğini göstermesi güzel bir şey. En azından ben seviyorum. Kimine göre bu duygu özgürlüğe karşı ama ben öyle düşünmüyorum. Ailem, yakın arkadaşlarım ve sevgilim tarafından sahiplenmek benim özgürlüğümü kısıtlamaz ki - ve bunun aksini hiç bir zaman düşünmeyeceğim. Yalnız pazar esnafı tarafından sahiplenmek benim için bile tuhaf !
Kendimi bildim bileli yani tam olarak 22 senedir gaziosmanpaşa pazariçinde oturuyorum. Hayatım boyunca tek bir taşınma yaşadım. O da o kadar uzaktı ki, evimizin hemen karşı kaldırımıydı. Muhtarımız bile değişmedi taşınmada. O derece gariban bir taşınma oldu ya da yok olmadı. Sağolsun annem karşıdan karşıya taşınmak için bile nakliye aracı tutmuştu. Ama bu absürd olayı bir başka zaman anlatırım. Şimdilik konumuzun bununla alakası yok. Kısacası hep aynı yerde oturduğumuzdan bunca zamandır mahalleye kendimi tanıtmak zor olmadı. Ve vefakar annem hep belli yerlerden alışveriş yaptığından esnaf benim kundaklık halimi bile bilir. Yani uzun lafın kısası esnafla aramda özel hayat diye bir şey yok! Çok mağdurum çok ...
Uzun bir aradan sonra geçenlerde pazara gittim annemle. Şaşırtıcı bir ilgi vardı. "Aaaa kocaman kız olmuşsun!" Ne yani herkes büyürken ben hala ortaokul sıralarında mı kalıcaktım ? Öyle bir şansım var mıydı ki ? Niye kimse söylemedi ulan ?! " Hayırsız, hiç uğramıyorsun artık! " Şey, pazara uğramaktan daha önemli işlerim vardı desem ayıp mı olur ? Hem uğrasaydım napıcaktık; ' Selam Mehmet Amca geçerken bir uğrayayım dedim. Nasılsın?' diye sorduğumda muhtemel cevabın ' Ooo karakız iyiyim geç otur şu sandığa bir çay ısmarlayayım sana. Sonra pazar ekonomisinden konuşuruz' olucaktı herhalde ! (Tamam kabul ediyorum pazar ekonomisi biraz ağır bir benzetme ama kabul edelim ne konuşucaz ?) Ama ilginin en büyük sorusu tabi ki de bunlar değildi. Asıl soru ; " Yok mu kız manitan? Annenden babandan çekinirsen bize de, biz de büyüğün sayılırız." Yok artık! Manita ne ya ? Allahım bir sürü ebeveyinim olmak isteyen adam var. Bir gün bizimkilere eser boşanırlarsa mahkeme salonunu düşünemiyorum. Velayetimi almak için bakkalından pazardaki meyvecesine kadar hepsi gelicek herhalde. Beni bu denli sahiplenmeleri korkutmuyor değil hani !
Pazara neden çıkmadığımı anlamaya başlarken annem yumurta almak için her zamanki yerde durdu. Ve klasik beni görünce şaşırma efektiyle başlayan muhabbet tekrar çevrilmeye başlandı. Ama sonu umduğum gibi bitmedi;
Yumurtacı: " Eeee koca kız oldun evlenirsin yakında. Bak ölümü gör beni düğününe çağırmazsan."
Pengu: " Düğünüme ? Çağırmak ?"
Yumurtacı: " Herhalde karakızım. Sen bizim elimizde büyüdün sayılır. Gelip bir pastanı yiyip takımızı takıcaz herhalde."
Tabi ben o an içimden düğünümü hayal ediyordum. Takı töreni için kocamla ayakta bekliyoruz. Eline mikrofonu almış Adnan Dayım (Büyük ihtimal yine o yapar bu işi. Mehmet Ali'nin yandan yemişlisi. Seviyor şebekliği, durduramıyoruz.) sesleniyor; " Kızın teyzesinden bilmem neeee Koca bir alkış! Kızın yumurtacısından bilmem neeeee" Hayıııııııır ! Olamaz ya, bu bir şaka olmalı. Öyle değil mi ? Ama yok yumurtacının ifade ciddi. İsteksiz bir kafa sallama ve elbette demeler.
Sanırsam evlenmeyeceğim. Anne, sana burdan sesleniyorum; ' Eğer evde kalmış bir kız kurusu olursam. Bunun sebebi koca bulamıyacak kadar öküz olmam değildir. Koca bulup düğünümde rezil olmak istemememdir. Yani bir tercih meselesi. Ve tüm suçlu yumurtacı Halil'dir. Hıh! '
Şimdi söyleyin bana, ben niye deliyim ?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hakkımda
Arşiv
İzleyiciler
Peşindeyim
-
10 Yaş7 yıl önce
-
-
-
Bir Göçmen Kuşum Ben11 yıl önce
-
-
Taşındık!11 yıl önce
-
Taşındık!11 yıl önce
-
-
Önce Prospektüsü okuyunuz !14 yıl önce
-
Etiketler
14 şubat
(1)
23 Nisan
(1)
25 yaş
(3)
29 Temmuz
(1)
41AT
(1)
5 Kasım
(1)
500ES
(1)
90's
(1)
adap
(1)
amiral battı
(1)
analiz
(3)
anlamak
(1)
Arzu
(3)
aşk
(7)
aynı
(1)
ayrılık
(2)
ayrımcılık
(1)
bachata
(1)
banka
(1)
başkent
(1)
beğenmek
(1)
beyaz
(1)
bilmece
(1)
bir sevgi istiyorum
(1)
bovling
(1)
Bülent Ortaçgil
(3)
Cahit Arf
(1)
ceviz cafe
(1)
Cihan Demirci
(1)
çay
(1)
Çingene Kızı
(1)
çizgi film
(1)
çocukluk
(8)
çorap
(1)
dans
(1)
Davutpaşa
(1)
değişim
(1)
deli gömleği ütü istemez
(1)
demirdöküm
(1)
Devekuşu Kabare
(1)
dilek
(1)
Dilime Dolandı
(2)
DİR
(20)
Disko Kralı
(1)
doğum
(1)
doğumgünü
(2)
Don Kişot
(1)
dost
(4)
dövme
(1)
düğün
(1)
dün akşam
(1)
eller
(1)
emek sineması
(2)
Emel Sayın
(1)
engelli
(1)
ergenlik
(1)
Erhan
(1)
esas kız
(1)
Eskişehir
(1)
evlilik
(3)
Eylül Akşamı
(2)
Fenerbahçe
(1)
festival
(4)
fikir
(1)
film
(6)
filmekimi
(2)
Finansbank
(1)
Freddy Krueger
(1)
futbol
(1)
gala
(2)
GAMYAD
(1)
ganyan
(1)
Gaziantep
(1)
Gaziantep Kalesi
(1)
gemi
(1)
gezi
(2)
göçmen
(1)
guiness
(1)
gülümseme
(1)
güncelleme
(1)
günlük
(2)
haber
(1)
hakkında
(1)
Hakkında Değil Kendisiyle Konuş
(1)
hayatım
(4)
Haydarpaşa
(1)
Hayvanat Bahçesi
(1)
hesap
(1)
hoşgeldin
(2)
huzur
(1)
IKEA
(1)
İkitelli
(1)
istanbul
(1)
istemek
(1)
iş
(1)
iş hayatı
(1)
İzmir
(2)
kaçmak
(1)
kader
(1)
Kahramanlar Müzesi
(1)
kahve
(2)
kampanya
(1)
kan
(1)
kan kanseri
(1)
kapak
(1)
kapı
(1)
kaybetmek
(1)
kedi
(1)
kırgınlık
(1)
kısa kısa
(2)
kitap
(1)
klip
(2)
koltuk
(1)
konser
(1)
korku
(2)
korku filmi
(1)
kuaför
(1)
kurbağa
(1)
kutlama
(1)
kuzen
(1)
kültür
(1)
leylek
(1)
madde
(3)
Mars Heykeli
(1)
masal
(1)
matematik
(5)
melez
(1)
mezun
(1)
mezuniyet
(1)
mim
(1)
minibüs
(1)
nar
(1)
nargile
(1)
nil
(1)
Okan Bayülgen
(1)
oryantasyon
(1)
Oya-Bora
(1)
oyuncak
(1)
önyargı
(1)
örtü
(1)
özlem
(1)
pasta
(1)
patikli penguen
(1)
pazar
(1)
pi
(1)
platonik
(1)
poster
(1)
saçma
(1)
sansür
(1)
sarı kağıt
(1)
savaş
(1)
Secret Cv
(1)
sevgi
(2)
siyah
(1)
soba
(1)
soğan
(1)
sorgulama
(1)
staj
(1)
stres
(1)
süpermen
(2)
şarkı
(6)
şataraban
(1)
şerefsiz
(1)
şımarıklık
(2)
şiir
(3)
Şirinler
(1)
şizofren
(1)
takım
(1)
Taksim
(1)
tango
(1)
tanımak
(2)
tanıtım
(3)
tanrı
(1)
taslak
(1)
taşlıtarla
(1)
teleşli apt
(1)
terlemek
(1)
tesadüf
(1)
tesbih
(1)
trombosit
(1)
unutmak
(1)
V for Vendetta
(1)
yabancı
(1)
yağmur
(1)
yangın
(1)
yapma
(1)
yardım
(1)
yasak
(1)
yaşayan kütüphane
(2)
yemek
(1)
Yeni türkü
(1)
yeni yıl
(1)
yeşilçam
(2)
Yıldız Teknik
(6)
Yıldıztog
(4)
yıldönümü
(1)
yolculuk
(1)
yumak
(1)
yumurta
(2)
yüksek lisans
(1)
Zeki Müren
(1)
Zeugma Müzesi
(1)

