yaşayan kütüphane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşayan kütüphane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Nisan 2012
"Hakkında Değil Kendisiyle Konuş!" Disko Kralı'ndaydı..
Önyargıları
parçalamak, atomu parçalamaktan daha zordur der Einstein. Yıldız Teknik
Üniversitesi Sosyal Sorumluluk Kulübü olarak önyargılarımız hakkında değil,
önyargılarımızla konuşmaya ve yüzleşmeye çağırıyoruz sizleri. 2. Yıldız
Yaşayan Kütüphane 29-30 Mayıs 2012'de YTÜ Bahar Şenlikleri'nde.
Yaşayan Kütüphane hakkında ayrıntılı bilgiye http://www.yasayankutuphane.net/ adresinden, Yıldız Yaşayan Kütüphane hakkında ayrıntılı bilgiye blog adresimizden, güncel haberlere ise facebook hayran sayfamızdan ve twitter hesabımızdan ulaşabilirsiniz.
Bizlere
maddi ya da ayni kaynak olacak kişi ya da kurumların,
bastırılacak afişlerimizde ve tshirtlerimizde logolarına yer verebilir ve kendilerine
Toplum Gönülleri Vakfı tarafından gönderilen Teşekkür Belgesi'ni takdim
edebiliriz.
Bize sesimizi duyurma şansı veren Okan Bayülgen'e de buradan teşekkürler!
İletişim için:
Gözde Ece Demiroğlu
gozde.ece.demiroglu@gmail.com
Benay Gavazoğlu
benaygvzoglu@gmail.com
23 Şubat 2010
bu ülkede de güzel şeyler oluyor!!!
...ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
ve açsak,yorgunsak,alkan içindeysek eğer
ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
- demeğe de dilim varmıyor ama -
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
Nazım Hikmet Ran
Ne güzel dile getirmiş Nazım Hikmet; olan bitenin bizim sorumluluğumuz olduğunu. Bu "sorumluluk bilinci" hakkında çok endişelerim vardı; deli gibi felsefe yaptığım zamanlarıma denk gelen delirmiş zavallı arkadaşlarım daha iyi bilir ne kadar karamsar olduğumu.Yalnız karamsarlığımı bu son zamanlarda atmaya başladım.Artık ben de gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum; " Bu ülkede de güzel şeyler oluyor! "
" Yaşayan Kütüphane " yi duyan var mı aranızda ? Hepimiz okuduğumuz kitabın yazarıyla sohbet etmek istemişizdir çünkü bir kitabı tam anlamıyla anlamak için bir de yazarın gözüyle bakmak gerekir. Ama imkanlar şartında kitaplara sadece kendi yorumlarımızla yaklaşabiliyoruz. Peki ben size kitaplarının canlı olduğu bir kütüphanenin var olduğunu söylesem :) Yaşayan kütüphanede okuduğunuz tüm kitaplar insan. Bu kitaplar önyargılarımızın olduğu, sevmediğimiz, korktuğumuz belki de hakkında bir çok şey merak ettiğimiz, acıdığımız, karşı çıkıp düşman bellediğimiz; kısacası tanımadığımız ama tanıdığımızı iddia ederek önyargılar oluşturduğumuz, haklarında konuştuğumuz, yargıladğımız insanlardan oluşuyor. Bu kütüphaneye gidip raflardan bir kitap beğeniyor ve yarım saat boyunca o kitapla konuşup önyargılarımızı yıkıyor ve kitap hakkında merak ettiğimiz herşeyi kendi ağzından duyuyoruz. 2007 yılından beri bir çok festivalde kurulan yaşayan kütüphaneyi ben yeni keşfettim.Bu sene !f İstanbul'un evsahipliğinde düzenlenen Yaşayan Kütüphanenin nasıl işlediğini, amacının ne olduğunu merak edenler için hazırlanmış videoyu izlemelerini tavsiye ederim.
Sanırsam aklıma en iyi kazınan kitap "şizofren" kitaptı. Onun anlattıklarını dinlerken, çizdiği çizimleri incelerken bu organizasondan herkesin haberinin olması gerektiğini düşündüm. Benim ülkemde de güzel şeyler oluyordu. ( Küçük bir not düşmek istiyorum; yaşayan kütüphanenin Yıldız Teknik Üniversitesinde de yapılması planlanmakta. Umarım gerçekleşir)
2010 diyince sanırsam herkesin dilinin ucuna hemen "İstanbul, Avrupa Kültür Başkenti " demek geliyor. Biliyorsunuz ki İstanbul 2006 yılında başvurduğu adaylıktan 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilerek ayrıldı.Bunu hepimiz biliyoruz ama bu süreç nasıl gelişti, neler yaşandı, şu an ne yapılmakta gibi bir çok sorunun yanıtı yok. Bu yanıtları ben gönüllü programının düzenlediği oryantasyonda aldım.Oryantasyonda “AKB nedir, İstanbul 2010 AKB ne tür bir ajanstır ve nasıl çalışır, Gönüllü Programının hedefi nedir, bugüne kadar neler yapmıştır, gönüllülük nedir, neden bu projede gönüllü olmalıyım” gibi sorulara yanıt buluyorsunuz. Oryantasyonlar çarsamba 15.00-17.00 ya da cumartesi 11.00-13.00 arası İstanbul 2010 AKB Ajansı Genel Merkez Ofisinde 2. katta oluyor.
Bir İstanbul sevdalası ve İstanbullu olarak gönüllülük programına katılıp gönüllü oldum.Böyle bir organizasyonda yer almak ve çalışmaların sürdürülebilirliliğine katkıda bulunmak hem unutulmaz bir deneyim yaşatmak adına hem de bana bir şeyler katması açısından yararlı olucağını düşünüyorum.Oryantasyona katılırsanız eğer ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız ;)
Düşünüyorumda 2010 diyince benim aklıma sanırsam öncelikle kahve festivali gelicek. Bir kahve tutkunu olarak yapılmasına inandığım bir festivalin gerçekleştiğini görmek büyük bir hazdı.Çeşit çeşit markaların kahve tatlarını deneyerek kahveye doyduğunuz festival 3 gün sürdü. Bir sürü yarışmanın düzenlendiği festivalde en iyi barista da seçildi. Seneye festivalin Binbirdirek Sarnıcında tekrar düzenlenmesinin bekleniyor olması beni ve tahmin ettiğim gibi tüm kahveseverleri mutlu etti :) Şimdi ben demeyeyimde kim desin ; bu ülkede de güzel şeyler oluyor.
Son olarak bu güzel ülkemde gerçekleşen bir güzel olaydan daha bahsetmek istiyorum. Televizyonda muhakkak görüp haberiniz olmuştur. Düşün Taşın Derneği tarafından başlatılan ‘Benimle Kitap Okur musun?’ etkinliği bir senelik bir hazırlanmanın ardından 21 şubat günü Bayrampaşa Spor Kompleksinde 1276 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Amaç Guiness Rekorlar kitabına 'Aynı anda en fazla kişi ile kitap okuma etkinliği' başlığında girmekti.
Bu ülkede de güzel şeyler oluyor ve bunu bilmek bana güç veriyor. Daha güzel günlere...
senin sayende.
ve açsak,yorgunsak,alkan içindeysek eğer
ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
- demeğe de dilim varmıyor ama -
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
Nazım Hikmet Ran
Ne güzel dile getirmiş Nazım Hikmet; olan bitenin bizim sorumluluğumuz olduğunu. Bu "sorumluluk bilinci" hakkında çok endişelerim vardı; deli gibi felsefe yaptığım zamanlarıma denk gelen delirmiş zavallı arkadaşlarım daha iyi bilir ne kadar karamsar olduğumu.Yalnız karamsarlığımı bu son zamanlarda atmaya başladım.Artık ben de gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum; " Bu ülkede de güzel şeyler oluyor! "
" Yaşayan Kütüphane " yi duyan var mı aranızda ? Hepimiz okuduğumuz kitabın yazarıyla sohbet etmek istemişizdir çünkü bir kitabı tam anlamıyla anlamak için bir de yazarın gözüyle bakmak gerekir. Ama imkanlar şartında kitaplara sadece kendi yorumlarımızla yaklaşabiliyoruz. Peki ben size kitaplarının canlı olduğu bir kütüphanenin var olduğunu söylesem :) Yaşayan kütüphanede okuduğunuz tüm kitaplar insan. Bu kitaplar önyargılarımızın olduğu, sevmediğimiz, korktuğumuz belki de hakkında bir çok şey merak ettiğimiz, acıdığımız, karşı çıkıp düşman bellediğimiz; kısacası tanımadığımız ama tanıdığımızı iddia ederek önyargılar oluşturduğumuz, haklarında konuştuğumuz, yargıladğımız insanlardan oluşuyor. Bu kütüphaneye gidip raflardan bir kitap beğeniyor ve yarım saat boyunca o kitapla konuşup önyargılarımızı yıkıyor ve kitap hakkında merak ettiğimiz herşeyi kendi ağzından duyuyoruz. 2007 yılından beri bir çok festivalde kurulan yaşayan kütüphaneyi ben yeni keşfettim.Bu sene !f İstanbul'un evsahipliğinde düzenlenen Yaşayan Kütüphanenin nasıl işlediğini, amacının ne olduğunu merak edenler için hazırlanmış videoyu izlemelerini tavsiye ederim.
Sanırsam aklıma en iyi kazınan kitap "şizofren" kitaptı. Onun anlattıklarını dinlerken, çizdiği çizimleri incelerken bu organizasondan herkesin haberinin olması gerektiğini düşündüm. Benim ülkemde de güzel şeyler oluyordu. ( Küçük bir not düşmek istiyorum; yaşayan kütüphanenin Yıldız Teknik Üniversitesinde de yapılması planlanmakta. Umarım gerçekleşir)
2010 diyince sanırsam herkesin dilinin ucuna hemen "İstanbul, Avrupa Kültür Başkenti " demek geliyor. Biliyorsunuz ki İstanbul 2006 yılında başvurduğu adaylıktan 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilerek ayrıldı.Bunu hepimiz biliyoruz ama bu süreç nasıl gelişti, neler yaşandı, şu an ne yapılmakta gibi bir çok sorunun yanıtı yok. Bu yanıtları ben gönüllü programının düzenlediği oryantasyonda aldım.Oryantasyonda “AKB nedir, İstanbul 2010 AKB ne tür bir ajanstır ve nasıl çalışır, Gönüllü Programının hedefi nedir, bugüne kadar neler yapmıştır, gönüllülük nedir, neden bu projede gönüllü olmalıyım” gibi sorulara yanıt buluyorsunuz. Oryantasyonlar çarsamba 15.00-17.00 ya da cumartesi 11.00-13.00 arası İstanbul 2010 AKB Ajansı Genel Merkez Ofisinde 2. katta oluyor.
Bir İstanbul sevdalası ve İstanbullu olarak gönüllülük programına katılıp gönüllü oldum.Böyle bir organizasyonda yer almak ve çalışmaların sürdürülebilirliliğine katkıda bulunmak hem unutulmaz bir deneyim yaşatmak adına hem de bana bir şeyler katması açısından yararlı olucağını düşünüyorum.Oryantasyona katılırsanız eğer ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız ;)
Düşünüyorumda 2010 diyince benim aklıma sanırsam öncelikle kahve festivali gelicek. Bir kahve tutkunu olarak yapılmasına inandığım bir festivalin gerçekleştiğini görmek büyük bir hazdı.Çeşit çeşit markaların kahve tatlarını deneyerek kahveye doyduğunuz festival 3 gün sürdü. Bir sürü yarışmanın düzenlendiği festivalde en iyi barista da seçildi. Seneye festivalin Binbirdirek Sarnıcında tekrar düzenlenmesinin bekleniyor olması beni ve tahmin ettiğim gibi tüm kahveseverleri mutlu etti :) Şimdi ben demeyeyimde kim desin ; bu ülkede de güzel şeyler oluyor.
Bu ülkede de güzel şeyler oluyor ve bunu bilmek bana güç veriyor. Daha güzel günlere...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hakkımda
Arşiv
İzleyiciler
Peşindeyim
-
10 Yaş7 yıl önce
-
-
-
Bir Göçmen Kuşum Ben11 yıl önce
-
-
Taşındık!11 yıl önce
-
Taşındık!11 yıl önce
-
-
Önce Prospektüsü okuyunuz !14 yıl önce
-
Etiketler
14 şubat
(1)
23 Nisan
(1)
25 yaş
(3)
29 Temmuz
(1)
41AT
(1)
5 Kasım
(1)
500ES
(1)
90's
(1)
adap
(1)
amiral battı
(1)
analiz
(3)
anlamak
(1)
Arzu
(3)
aşk
(7)
aynı
(1)
ayrılık
(2)
ayrımcılık
(1)
bachata
(1)
banka
(1)
başkent
(1)
beğenmek
(1)
beyaz
(1)
bilmece
(1)
bir sevgi istiyorum
(1)
bovling
(1)
Bülent Ortaçgil
(3)
Cahit Arf
(1)
ceviz cafe
(1)
Cihan Demirci
(1)
çay
(1)
Çingene Kızı
(1)
çizgi film
(1)
çocukluk
(8)
çorap
(1)
dans
(1)
Davutpaşa
(1)
değişim
(1)
deli gömleği ütü istemez
(1)
demirdöküm
(1)
Devekuşu Kabare
(1)
dilek
(1)
Dilime Dolandı
(2)
DİR
(20)
Disko Kralı
(1)
doğum
(1)
doğumgünü
(2)
Don Kişot
(1)
dost
(4)
dövme
(1)
düğün
(1)
dün akşam
(1)
eller
(1)
emek sineması
(2)
Emel Sayın
(1)
engelli
(1)
ergenlik
(1)
Erhan
(1)
esas kız
(1)
Eskişehir
(1)
evlilik
(3)
Eylül Akşamı
(2)
Fenerbahçe
(1)
festival
(4)
fikir
(1)
film
(6)
filmekimi
(2)
Finansbank
(1)
Freddy Krueger
(1)
futbol
(1)
gala
(2)
GAMYAD
(1)
ganyan
(1)
Gaziantep
(1)
Gaziantep Kalesi
(1)
gemi
(1)
gezi
(2)
göçmen
(1)
guiness
(1)
gülümseme
(1)
güncelleme
(1)
günlük
(2)
haber
(1)
hakkında
(1)
Hakkında Değil Kendisiyle Konuş
(1)
hayatım
(4)
Haydarpaşa
(1)
Hayvanat Bahçesi
(1)
hesap
(1)
hoşgeldin
(2)
huzur
(1)
IKEA
(1)
İkitelli
(1)
istanbul
(1)
istemek
(1)
iş
(1)
iş hayatı
(1)
İzmir
(2)
kaçmak
(1)
kader
(1)
Kahramanlar Müzesi
(1)
kahve
(2)
kampanya
(1)
kan
(1)
kan kanseri
(1)
kapak
(1)
kapı
(1)
kaybetmek
(1)
kedi
(1)
kırgınlık
(1)
kısa kısa
(2)
kitap
(1)
klip
(2)
koltuk
(1)
konser
(1)
korku
(2)
korku filmi
(1)
kuaför
(1)
kurbağa
(1)
kutlama
(1)
kuzen
(1)
kültür
(1)
leylek
(1)
madde
(3)
Mars Heykeli
(1)
masal
(1)
matematik
(5)
melez
(1)
mezun
(1)
mezuniyet
(1)
mim
(1)
minibüs
(1)
nar
(1)
nargile
(1)
nil
(1)
Okan Bayülgen
(1)
oryantasyon
(1)
Oya-Bora
(1)
oyuncak
(1)
önyargı
(1)
örtü
(1)
özlem
(1)
pasta
(1)
patikli penguen
(1)
pazar
(1)
pi
(1)
platonik
(1)
poster
(1)
saçma
(1)
sansür
(1)
sarı kağıt
(1)
savaş
(1)
Secret Cv
(1)
sevgi
(2)
siyah
(1)
soba
(1)
soğan
(1)
sorgulama
(1)
staj
(1)
stres
(1)
süpermen
(2)
şarkı
(6)
şataraban
(1)
şerefsiz
(1)
şımarıklık
(2)
şiir
(3)
Şirinler
(1)
şizofren
(1)
takım
(1)
Taksim
(1)
tango
(1)
tanımak
(2)
tanıtım
(3)
tanrı
(1)
taslak
(1)
taşlıtarla
(1)
teleşli apt
(1)
terlemek
(1)
tesadüf
(1)
tesbih
(1)
trombosit
(1)
unutmak
(1)
V for Vendetta
(1)
yabancı
(1)
yağmur
(1)
yangın
(1)
yapma
(1)
yardım
(1)
yasak
(1)
yaşayan kütüphane
(2)
yemek
(1)
Yeni türkü
(1)
yeni yıl
(1)
yeşilçam
(2)
Yıldız Teknik
(6)
Yıldıztog
(4)
yıldönümü
(1)
yolculuk
(1)
yumak
(1)
yumurta
(2)
yüksek lisans
(1)
Zeki Müren
(1)
Zeugma Müzesi
(1)



